TUNA PRO’dan Sahil Güvenlik’e 19 Yeni Sualtı Aracı

Yerli sualtı teknolojileri üreticisi Maren Robotics tarafından geliştirilen TUNA PRO sualtı dalgıç intikal araçlarından 19 adedi, profesyonel dalış operasyonlarında kullanılmak üzere Sahil Güvenlik Komutanlığı'na teslim edildi. Teslimat, komutanlığın sualtı güvenlik ve arama-kurtarma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Table of Contents
TUNA PRO'nun Teknik Özellikleri
TUNA PRO, dalışçıların suyun altında daha hızlı ve daha az yorularak hareket etmesini sağlayan bir dalışçı tahrik aracı (DPV — diver propulsion vehicle). Cihaz, 200 metre derinliğe kadar ve 140 dakikayı aşan bir süre boyunca kesintisiz kullanılabiliyor.
Ayarlanabilir hız seçeneğiyle dakikada 75 metreye kadar ilerleme sağlayan araç, akıllı lityum-iyon batarya ve güçlü bir elektrik motoruyla çalışıyor. Sağ ve sol elini kullananlara göre ayarlanabilen tutma kolu, uzun süreli görevlerde ergonomik kullanım sağlıyor.
Güvenlik tarafında TUNA PRO; kısa devre, aşırı akım, aşırı ısınma, su kaçağı ve düşük voltaj koruması gibi çoklu emniyet mekanizmalarıyla donatılmış durumda. Aksiyon kamerası ve pusula gibi ek donanımları taşıyabilmesi, arama-kurtarma ve keşif görevlerinde ekiplere ek esneklik kazandırıyor.
Teslimatın Kapsamı ve Amacı
19 adet TUNA PRO'nun envantere katılmasıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın sualtı filosu genişledi. Araçların özellikle uzun süreli dalış görevlerinde personelin fiziksel yorgunluğunu azaltarak operasyonel verimliliği artırması bekleniyor.
TUNA PRO'nun tamamen yerli imkânlarla geliştirilip üretilmiş olması, Türkiye'nin sualtı savunma ve güvenlik teknolojilerindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefiyle örtüşüyor. Maren Robotics'in daha önce insansız sualtı aracı (ROV) segmentinde de ürünler geliştirdiği biliniyor; şirket, hem insanlı hem insansız sualtı platformlarında uzmanlaşmış yerli bir tedarikçi konumunda.

Sahil Güvenlik'in Sualtı Operasyon Kapasitesi
Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın görev alanı, kıyı ve deniz güzetimiyle sınırlı değil; kaza kurtarma, kaybolan dalışçıların aranması, batan araç/tekne enkazlarına müdahale ve liman güvenliği gibi birçok görevi de kapsıyor. Bu görevlerin büyük bölümü doğrudan sualtında insan gücüyle yürütülüyor; dolayısıyla dalgıç hareket kabiliyetini artıran her yeni ekipman, sahadaki reaksiyon süresini doğrudan etkiliyor.
Bu teslimat, Türkiye'nin savunma sanayiinde son dönemde yaşadığı geniş çaplı büyümenin bir parçası olarak öne çıkıyor. Aynı dönemde ASELSAN ve TUSAŞ gibi kuruluşların küresel savunma gelir sıralamalarında yükselişe geçmesi, sektörün deniz ve sualtı platformlarına yatırımının da paralel şekilde arttığını gösteriyor.
Sitemizde daha önce ele aldığımız MİLGEM ihracatı ve Türk savunma ihracatındaki rekor artış gibi gelişmeler, deniz güvenliği alanındaki bu tür küçük ölçekli ama etkili teslimatlarla aynı büyük resmin parçası. Personel hazırlık düzeyini konu alan Yıldırım-2026 Seferberlik Tatbikatı haberimiz de kurumların operasyonel kapasite artışına verdiği önemi gösteren güncel bir örnekti.
Sahil Güvenlik personeli ve güvenlik kurumlarında görev yapmayı hedefleyen adaylar açısından bu tür teknolojik yatırımlar, kurumun sahada ne tür ekipmanla çalıştığını ve gelecekte hangi teknik yetkinliklerin arandığını gösteren bir ipucu niteliğinde. jandarmapersoneli.com olarak sahil güvenlik ve deniz güvenliği alanındaki benzer gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz. Bu sayı, komutanlığın ilerleyen dönemde filoyu daha da büyütme planının ilk adımı olarak değerlendiriliyor.
(Kaynak: MilDefIn)
Yorum Yap